Japonya’da para politikası ve ekonomi yönünde yeni beklentiler
Investing.com – Japonya ekonomisi, yeni hükümet kabinesi ve küresel piyasalardaki gelişmeler doğrultusunda yeniden şekilleniyor. Başbakan Sanae Takaichi liderliğinde kurulan yönetim, ekonomi politikalarında Abenomics döneminden farklı sinyaller verirken, Japonya Merkez Bankasının para politikasına ilişkin beklentiler ve ülkenin dış ticaret verileri de yakından takip ediliyor. Uluslararası yatırım kuruluşlarının öngörüleri, faiz politikası, borsa performansı, enflasyon baskıları ve parasal-mali koordinasyon ekseninde Japonya ekonomisine dair önemli ipuçları sunuyor.
BOJ’in faiz artırımı için gözler 2026 Ocak ayında
Goldman Sachs’a göre Japonya Merkez Bankasının (BOJ) 2026 yılının Ocak ayında faiz artırımı yapması temel senaryo olmayı sürdürüyor. Kurum, Aralık ayında olası bir faiz artışı ihtimali konusunda ise belirli bir risk barındığına işaret ediyor. Bu değerlendirme, Goldman Sachs’ın ekonomi araştırma biriminde görevli üç analistin hazırladığı bir araştırma bültenine dayanıyor.
Analistler, Abenomics yanlısı yeni başbakan Takaichi’nin liderliğinde kurulan hükümetin politika yönü etrafında bazı belirsizlikler bulunduğunu da belirtiyor. Ancak BOJ’in faiz artırımı yapabilecek kapasitede olduğu ve kurumsal bağımsızlığını sürdürebileceği yönünde temkinli bir iyimserlik hâkim. Bu iyimserliğin temelinde Japonya’nın ekonomik durumu ve fiyat görünümünün, Abenomics’in başlangıç dönemi olan 2012’ye kıyasla önemli ölçüde iyileşmiş olması yer alıyor.
Citi: “Boğa piyasası Takaichi ile sürebilir”
Citi analistleri, Japon hisse senetlerinin sergilediği güçlü performansın, Başbakan Takaichi liderliğindeki dönemde de devam etmesini bekliyor. Özellikle parasal ve maliye politikalarının koalisyon anlaşmasında detaylı olarak yer almaması, piyasa etkileri açısından dikkatle değerlendiriliyor.
Analistler, Takaichi’nin mali sorumluluk vurgusunun geleneksel mali genişleme yaklaşımından farklılaştığını belirtiyor. Ayrıca yeni Maliye Bakanı olarak Satsuki Katayama gibi etkili isimlerin atanması, hükümetin aşırı parasal gevşeme nedeniyle Japon yenindeki olası değer kaybına ve bunun yarattığı enflasyonist baskılara karşı farkında olduğunu gösteriyor.
Capital Economics: “Abenomics’ten farklı bir dönem başlayabilir”
Capital Economics, Japonya Başbakanı Takaichi’nin ekonomi yönetiminin, Abenomics dönemindeki genişleyici politikalardan farklı etkilere yol açabileceğini öngörüyor. Asya-Pasifik Piyasaları Başkanı Thomas Mathews, mevcut enflasyonun BOJ’in hedef düzeyinin üzerinde olduğunu ve bankanın daha uzun süre bekleme ihtimalini düşük bulduğunu belirtiyor.
Bu görünüm altında, Japon devlet tahvillerinin (JGB) satış baskısı altında kalabileceği ve Japon yeninin güçlenebileceği tahmin ediliyor. Aynı zamanda yapay zekâ sektöründe yaşanan küresel yükselişin, Japonya’nın teknolojiye dayalı borsasına destek vermesi ve hisse senetlerinin makul bir performans göstermesi bekleniyor.
Japonya’nın ihracatı beş aylık düşüş sonrası yükseldi
Japonya’nın ihracatı, Eylül ayında son dört aydır devam eden düşüş serisini sona erdirdi. Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre, ihracat yıllık bazda %4,2 artış gösterdi. Bu oran piyasa beklentisi olan %5,7’lik artışın altında kalsa da, bir önceki ay yaşanan %0,1’lik düşüşe kıyasla yukarı yönlü bir toparlanmaya işaret ediyor.
Eylül ayındaki toparlanmanın ardındaki nedenlerden biri, Japon yeninin dolara karşı bir yıl öncesine göre %2,3 oranında değer kaybetmiş olması olabilir. Daha zayıf bir yen, Japon ürünlerini küresel piyasalarda daha rekabetçi kılıyor. Ancak aynı ay içinde ABD’ye yapılan ihracatın %13,3 oranında azalması, tarifelerin etkisinin devam ettiğini gösteriyor.
Yeni ekonomi bakanından merkez bankasıyla uyum vurgusu
Japonya’nın yeni Ekonomik Canlanma Bakanı Minoru Kiuchi, ekonomi politikalarında hükümet ile Japonya Merkez Bankası arasında koordinasyonun önemine dikkat çekti. Bakan, makroekonomik istikrarın sağlanabilmesi için sürdürülebilir ve sorumlu politikalar izlenmesi gerektiğini vurguladı.
Kiuchi, ekonomi bakanı olarak gerçekleştirdiği ilk basın toplantısında, BOJ’in %2’lik enflasyon hedefini tutturmak adına para politikalarını uygun şekilde yürütmesini umduklarını belirtti. Açıklamalar, para politikasında merkez bankasının özerkliğini korurken hükümetin ekonomi yönetimiyle iş birliğini sürdürmeyi amaçladığı izlenimi veriyor.







